2026-08-09 · 2016
Paint Drying
Bazen hayatımın en büyük çelişkisini düşünüyorum: İçimde yapabileceğimi bildiğim onca şey var ama dışarıdan baktığımda, sanki onların hiçbirini tam anlamıyla gerçekleştirememişim gibi hissediyorum.Kendimi uzun zamandır potansiyelimin altında kalmış biri gibi hissediyorum. En kötü tarafı da bunun tamamen bir kuruntu olmaması. Çünkü kendimi tanıyorum. Neleri öğrenebileceğimi, ne kadar hızlı adapte olabildiğimi, bir şeyi gerçekten kafama koyduğumda ne kadar ileri gidebildiğimi biliyorum. Bir şeyleri yapabilecek kapasitem olduğunu hissediyorum. Hatta bazen bundan o kadar emin oluyorum ki, bugünkü halime bakınca kendime karşı bir hayal kırıklığı yaşıyorum.Çünkü kafamda olmak istediğim insanla şu an olduğum insan arasında ciddi bir mesafe var.Benim kafamda çok daha üretken, çok daha disiplinli, çok daha başarılı, kendine güvenen ve ne yaptığını bilen biri var. Bir şeyleri sadece denemeyen, gerçekten sonuna kadar götüren biri. Başladığı projeleri yarım bırakmayan, kendine koyduğu hedeflerin arkasında duran, fırsat geldiğinde hazır olan biri. Bazen o insanın kim olduğunu çok net görebiliyorum. Sanki içimde bir yerde gerçekten varmış gibi.Ama sonra kendi hayatıma bakıyorum ve "Peki nerede bu insan?" diye düşünüyorum.Belki de en çok kendime kızdığım nokta bu. Çünkü çoğu zaman başarısız olduğum için değil, yapabileceğim halde yapmadığım için üzülüyorum. Bir şeyleri becerememek başka bir his. En azından o zaman elimden geleni yaptığımı söyleyebilirim. Ama bazen elimden gelenin çok daha fazlası olduğunu bildiğim halde daha azıyla yetinmişim gibi hissediyorum.Ve insanın kendi potansiyelinin farkında olması bazen büyük bir avantaj değil, büyük bir yük oluyor.Çünkü kapasitemin ne kadar olduğunu düşündükçe, bulunduğum yeri yeterli göremiyorum. Bir şey başardığımda bile hemen arkasından "Ama daha fazlasını yapabilirdin" diyen bir ses geliyor. Bir hedefe ulaşıyorum, ama zihnim çoktan bir sonrakine geçmiş oluyor. Bir konuda iyi olduğumu düşünüyorum, sonra benden çok daha iyi olan birini görüyorum ve kendi yaptığımı küçümsemeye başlıyorum.Belki de yıllardır kendimi başarısız hissettiren şey başarısızlıklarım değil. Kendi kafamda oluşturduğum o potansiyel versiyonuma yetişememek.Bazen düşünüyorum, belki gerçekten çok daha fazlasını yapacağım. Belki birkaç yıl sonra bugün yaşadığım şeylere dönüp baktığımda "Ben o zamanlar daha yolun başındaymışım" diyeceğim. Belki bugün sadece hazırlık dönemindeyim. Belki henüz doğru insanlarla, doğru ortamla, doğru zamanda karşılaşmadım. Belki önümde beni değiştirecek fırsatlar var.Ama başka bir ihtimal daha var.Ya gerçekten kapasitem sandığım kadar yüksek değilse?Ya kendime yıllardır anlattığım "aslında çok büyük şeyler başaracağım" hikâyesi sadece kendimi rahatlatmanın bir yoluysa?Ya bir gün bunun farkına varırsam?Sanırım beni asıl korkutan şey bu.Çünkü insanın kendisi hakkında taşıdığı "Ben aslında çok daha fazlasını yapabilirim" düşüncesi, bir yandan umut veriyor ama bir yandan da sürekli bir borç hissi yaratıyor. Sanki hayata, kendime ve gelecekteki halime bir şey borçluymuşum gibi."Sen daha fazlasını yapabilirdin."Bu cümleyi kendime çok söyledim.Belki de artık kendime başka bir soru sormam gerekiyor."Ya yapabileceğinin sınırı gerçekten buysa?"Bunu düşünmek başta korkutucu geliyor. Çünkü yıllardır kendimi potansiyel üzerinden değerlendirdim. Daha iyi olabileceğimi, daha başarılı olabileceğimi, daha fazla öğrenebileceğimi, daha fazla üretebileceğimi düşündüm. Ama insan sürekli potansiyelindeki halini yaşamaya çalışırsa, elindeki gerçek hayatı kaçırabiliyor.Belki de benim kabul etmem gereken şey şu:Ben her şeyi başarabilecek biri değilim.Ve belki bu kötü bir şey değil.Belki benim de bir kapasitem var. Bir sınırım var. Bazı şeylerde çok iyi olabilirim, bazı şeylerde ortalama kalabilirim. Bazı hayallerimi gerçekleştirebilirim, bazılarını gerçekleştiremeyebilirim. Bazı insanlardan daha başarılı olabilirim, bazı insanlardan çok daha geride kalabilirim.Ve bütün bunların sonunda hâlâ ben olurum.Belki de kendimi değerli hissetmek için sürekli gelecekteki halime yatırım yapmak zorunda değilim.Çünkü bazen kendime bakarken sadece "ne olabilirdim?" diye bakıyorum. Hiç "şu an ne oldum?" diye bakmıyorum.Şu ana kadar öğrendiğim şeyleri, atlattığım şeyleri, başladığım yolları, denediğim şeyleri, başarısız olup tekrar kalktığım zamanları görmezden geliyorum. Çünkü gözüm hep daha ileride.Belki de sorun potansiyelimin altında kalmam değil.Belki sorun, potansiyelimi bir borç gibi görmem.Sanki kapasitem varsa onu mutlaka sonuna kadar kullanmak zorundaymışım gibi düşünüyorum. Sanki hayat bana yüksek bir kapasite verdiyse bunun karşılığında büyük başarılar üretmem gerekiyor. Sanki sıradan bir hayat yaşamaya hakkım yok.Ama belki de var.Belki bir insanın kapasitesinin tamamını kullanmaması da hayatın bir parçası.Belki bazı dönemlerde dağılmak, yorulmak, hiçbir şey yapmak istememek, yanlış kararlar vermek, zaman kaybetmek de insan olmanın bir parçası.Ve belki ben kendime yıllardır olduğum kişiden çok, olabileceğim kişi üzerinden değer biçiyorum.Bunu bırakmak istiyorum.Ama tamamen de bırakmak istemiyorum.Çünkü içimde hâlâ bir şey var.Hâlâ "Daha fazlasını yapabilirsin" diyen bir tarafım var ve ben onun tamamen susmasını istemiyorum. Çünkü o ses sayesinde bugüne kadar birçok şey öğrendim, birçok şey denedim, birçok kez yeniden başladım.Sadece artık o sesin beni ezmesini istemiyorum.Bana "Daha fazlasını yapabilirsin" desin.Ama arkasından "Yapamadığında da değerin eksilmiyor" demeyi de öğrensin.Belki benim gerçek mücadelem başarılı olmak değil.Kendi potansiyelimle barışmak.Bir gün gerçekten çok başarılı olursam, bunu güzel bir şey olarak kabul edebilmek. Ama olmazsam da kendimi başarısız ilan etmemek.Belki çok büyük işler yapacağım.Belki de hayatım düşündüğüm kadar büyük olmayacak.Belki hayalini kurduğum yerlere geleceğim.Belki bazı hayallerim sadece hayal olarak kalacak.Ama sanırım artık şunu kabul etmem gerekiyor:Ben gelecekteki halime yetişmek zorunda değilim.Çünkü gelecekteki halimin ne kadar iyi olacağını bilmiyorum. Belki çok başarılı olacak, belki de olmayacak. Ama bugün elimde olan tek şey şu anki halim.Ve belki şu anki halimi sürekli küçümsemeyi bırakırsam, gerçekten ilerlemeye başlayabilirim.Çünkü kendimi sürekli yetersiz hissettirerek daha iyi bir insan olacağımı düşündüm. Daha çok çalışırsam, daha çok başarırsam, daha fazla şey öğrenirsem, bir gün kendime "Tamam, artık yeterlisin" diyeceğimi sandım.Ama galiba o gün hiç gelmeyecek.Çünkü çıtayı sürekli daha yukarı koyabilirim.Bu yüzden belki de ilk defa kendime şunu söylemem gerekiyor:Ben şu an olduğum kadarım.Kapasitem buysa, bu.Değilse, zamanla göreceğim.Kendimi gelecekte başarabileceğim şeylerle değil, bugün gerçekten yaptıklarımla değerlendireceğim.Ve eğer gerçekten düşündüğüm kadar büyük bir potansiyelim varsa, bunu kanıtlamak için kendimi parçalamama gerek yok. Zaman içinde zaten ortaya çıkacaktır.Belki de hayatım boyunca kendime karşı bir yarış içindeydim.Artık biraz yanımda yürümek istiyorum.Çünkü belki de mesele potansiyelimin altında kalıp kalmadığım değil.Mesele, olduğum kişiyle olmak istediğim kişi arasındaki mesafeye rağmen kendimden nefret etmeden yürüyebilmek.Ve belki bir gün dönüp bugünkü halime baktığımda, "Daha fazlasını yapabilirdin" demek yerine sadece şunu söylerim:"Elinden gelen buydu. Ve yine de devam ettin."Belki şimdilik bu yeterlidir.